14 Eylül 2012 Cuma

"Rooftop Prince" (2012)

Çatı Katı Prensi




Oyuncular




Lee Gak 300 yıl önceki Joson İmparatorluğunda Veliaht Prenstir. Veliaht Prenses bir gece suikast'e kurban gidince onu öldürenleri yakalamak için adamlarıyla araştırma yapar. Araştırma sonucunda zehirlendiğini ve göle düştüğünü öğrenir. Do Chi San, prensesin göle düşüşünü gören biri olduğunu söyler ve hemen oraya giderler. Gece karanlığında bir an da etrafları sarılır ve saldırıya uğrarlar. Wu Yon Sul tarafından püskürtülürler ama çok fazlalardır. Tek çare kaçmaktır. Atlarıyla kaçmaya başlarlar ve bir uçurumun kenarına gelirler. Karşıya atlamaya çalışırken bir an da zamanda 300 yıl ileriye ışınlanırlar. Işınlandıkları yer Park Ha'nın çatı katındaki dairedir.








Veliaht prensin adamlarını biraz tanıyalım.

Song Man Bo, 22 yaşında, çocukluğundan beri zekasıyla nam salmış. Ama bir metresin oğludur. Bu nedenle devlet sınavlarına girememiştir. Klasik çalışma metotlarını bırakıp çeşitli konulara yönelmiştir. Çeviri, ilaç bilimi, astronomi, mekanik vs. kısacası bilmediği konu yoktur. Ayrıca bildiği her konuda ustadır. Veliaht prens tarafından onun öğretmenliğine atanır.

Wu Yong Sul, annesini öldüren asilzadeyi bulup öldürmüştür. Kız kardeşine tecavüz ettikleri için 7 kılıç ustasının koruduğu bir asilzadeyi de öldürmüştür. Diğer 9 kılıçlı muhafızı tarafından yakalanmıştır. Veliaht Prens böyle kılıç kullanmayı nereden ve neden öğrendiğini sorar ona. O da halkı ve ulusu korumak için der. Prens, halk benim. Koruyabilecek misin diye sorar. Olumlu yanıt alır. Veliaht prens tarafından özel koruması olarak ataması yapılır.

Do Chi San, saraya harem ağası olarak girmiş ancak kadınlarla çok samimi olduğu için kovulmuştur. Kadınlar ve erkekler hakkında çok şey bilir. İstihbarat konusunda bilmediği yoktur. Veliaht prens tarafından saraya harem ağası olarak atanır.


Daha da eskiye gidelim Bu Yong ve ablasının çocukluğuna. Bu Yong, Joson İmparatorluğu döneminde yaşayan veliaht prensin kendine eş olarak seçeceği kızlardan birisidir. Ablası bu durumu kıskandığı için ona bir tuzak hazırlar ve yüzünü kızdırılmış ütü maşasıyla yakar. 


Veliaht Prens güzel birisini düşündüğü için Bu Yong aday olamayacaktır artık. Ablası onun yerine katılır ve prenses o olur. Bu Yong artık onları uzaktan izlemek zorunda kalacaktır.



Bu Yong sarayda ablasına yardımcı olur. Onun yerine el işi yapar. Bu yaptıklarından birini de ablası kendisi yapmış gibi Prense gösterir. Prens çok beğenir. Prens, Prenses ve Bu Yong gezinti yapıyorlardır. Prens bilmeceler soruyordur ama Prenses cevap veremiyordur. Bu Yong onun yerine cevaplar. Bu Prensin hoşuna gider. Bir soru daha sorar.


Ölüyken yaşıyor olup, yaşarken ölü olan şey nedir? Bu Yong hemen cevap veremez. Prens iki gün süre verir. Bilirse ona hediye vereceğini söyler. Ertesi gece Prenses başkalarıyla iş birliği yaparak Prensi zehirlemeye çalışacaktır. 

Bunu fark eden Bu Yong onu engellemeye çalışacak ve zehirli hurmaları kendisi yiyecektir. Ablasını bu durumdan kurtarmak için de bir plan yapacaktır. Onun kıyafetlerini giyerek göle kendini yüz üstü bırakacaktır. Ablası bu sayede kaçıp kurtulacaktır. Sabah olduğunda herkes göldeki kişinin Prenses olduğunu düşünecektir.


Prens bunu yapanları bulacağına yemin etmiştir. Prensesinin arkasından onun yaptığını sandığı el işine bakarak ağlamaya başlar. Bu esnada bir damla göz yaşı işlemenin üzerindeki kelebek motifine damlar. O anda kelebek canlanarak uçmaya başlar.


300 yıl sonrasına gelir. New York'da bir pazar yerinde otururken Tae Yong'un önünde bir kelebek belirir.


Kelebeği takip eden Tae Yong karşı tarafta meyve satan bir kıza gittiğini görür ve onu izlemeye başlar. Tae Yong çok zengin bir ailenin torunudur. Şirketin başına geçecek kişi olarak o düşünülüyordur. Ama o bu işlerden uzak kalmak için Amerika'ya gitmiştir. Resim eğitimi alıyordur. 

Omuzuna kelebek konmuş bu kız dikkatini çeker ve hemen resimlerini çizmeye başlar.


Bu esnada Park Ha omuzundaki kelebeğe bakarken tezgahtan elmalarını çalan iki çocuğu fark eder. Çocuklar hemen kaçmaya başlar. Bir de dönüp ona nanik yapmaya başlarlar. Sinirlenen Park Ha eline geçen bir elmayı peşlerinden fırlatır.

Çocuklar kaçar ve elma Tae Yong'un tam kafasına gelir. Park Ha hemen gidip özür diler. O sırada Tae Yong'un yanına Kore'deki kuzeni Tae Moo gelir ve onu kaldırır. Konuşmalarından Koreli olduklarını anlayan Park Ha onlara Koreli misiniz diye sorar. Tae Moo Evet. Merak etmeyin der.

Tae Moo onu Kore'ye geri götürmek için gelmiştir. Gece olunca ikisi eğlenmek için bir bara giderler. İçki içerlerken gündüz gördükleri kızın bu sefer orada barda çalıştığını görürler. Tae Yong çizdiği resmi gösterir. Tae Moo onu tanıyor musun diye sorar. Hayır sadece güzel olduğunu düşündüm der Tae Yong. İlk defa bir kıza güzel dediğini görüyorum der Tae Moo. 

Çıkma teklif etmesini söyler ona. Tae Yong'da bunu düşünüyordur ve bunu yapmaya karar verir ama beceremez.


Ertesi gün bir yat kiraladığını söyler Tae Yong. Resim çizmek için gidelim der. Bu sıralarda Park Ha'nın telefonu çalar ve kayıp babasının bulunduğunu öğrenir. Kore'ye gideceği için sevinçlidir. Tae Yong ve Tae Woo yat ile gezintiye çıkarlar ve Tae Woo geri dönmesi için Tae Yong'u ikna etmeye çalışır. Tae Yong bu işin eğlenceli olmadığını onun bu işi yapmasını ister ve tartışırlar. Tartışma yumruk atmaya kadar gider. Tae Woo bir yumruk atar ve Tae Yong dengesini kaybederek yatın korumalıklarına kafasını çarpar oradan da denize düşer. İlk başta onu kurtarmayı düşünen Tae Moo daha sonra bunun kendisi için bir fırsat olduğunu düşünür ve onu öylece bırakır. Kore'ye döndüğünde Büyükannesine onu bulamadığını söyler.

Park Ha, Kore'ye döner. Polis merkezinde babası ile buluşacağını zannediyordur. Ancak babasının ölmeden önce kızının bulunması için DNA bilgilerini bıraktığını öğrenir. Babası çok yakın bir zaman önce ölmüştür. Yıllar önce onu kamyonetin kasasının içinde bırakıp kaçan Se Na ile babasının cenazesinde karşılaşacaklardır. O olaydan sonraki şok ile Park Ha hafızasını yitirmiştir ve Amerikalı bir aileye evlatlık verilmiştir. Daha sonra hafızası kısmen yerine gelince Kore'deki üvey annesini de bulmuştur. Üvey kardeşi Se Na olanların farkındadır ve kardeşinin olayları hatırlamasından korkuyordur.

Şimdi dizinin en komik bölümlerinden biri olan 2.bölümün bir kısmını sizlerle paylaşayım :)


Bu sadece buz dağının görünen kısmı. Görüntüleri izlediyseniz biraz daha devam edeceğim. Veliaht prens geri dönebilmek için olayları çözmeye çalışır ve tesadüfen Se Na'yı görür. 300 yıl önceki hayatında veliaht prenses'in o olduğunu zannedecektir. Çünkü tıpatıp aynısıdır. Ona ulaşmaya çalışırken Tae Moo'da onu görecek ve şok olacaktır. Çünkü o da Tae Yong'un tıpatıp aynısıdır. Amerika'daki olaydan sonra kurtulup geldiğini zanneder. Onun da eli ayağına dolaşmıştır. Se Na, Park Ha için Tae Moo'da Lee Gak için hain planlar kuracaktır. Dizinin bu kısmı karnınıza ağrılar girmesine sebep olabilir. Sinirlerinize hakim olmanızı tavsiye ederim :)

Lee Gak'ın adamları bu dünyaya çabuk alışmışlardır. Telefondan en güzel kim yarışması bile oynarlar.


Shin Min Ah'yı gördüklerindeki halleri.


Park Ha'da onları bu hayata alıştırmak için elinden geleni yapıyordur tabii.





Asansör sahnesine de çok gülmüştüm. Orasını soyunma odası zannediyorlar ve soyunmaya başlıyor sonrası şamata :)



Sonra bir saç kesme mevzusu var. Kıymetli saçlarını kestirmeye kıyamıyorlar. Saçımı keseceğine kafamı kesin daha iyi diyeni bile var :)





Dizi sonlarına kadar güldürmeye devam ediyor ama her Kore dizisinde olduğu gibi dramla devam ediyor.

Son bölümle ilgili spoilerlarla yazıya son vermeden önce izlemeniz gereken bir dizi olduğunu söyleyelim. Ayrıca OST'lerden Ali - Hurt şarkısı da güzeldir.
Lee Gak, Park Ha'ya aşık olunca Bu Yong'a aşık olmuş gibi olacak ve kader onları bu şekilde birleştirecek. 300 yıl önceki kendi zamanına geri dönecektir. Suikast düzenlenen gece aslında ölenin de Bu Yong olduğunu öğrenecektir. Kendisine karşı kurulan tuzaktan nasıl kurtulduğunu bizzat Bu Yong'un ölmeden önce elleriyle yazdığı ve gizlediği mektuptan öğrenecektir. 300 yıl sonraya gitmesinin sebebinin gerçeği öğrenmek olduğunu anlayacaktır. Ona karşı duygularını da yazmıştır Bu Yong.

"Bu Yong'un bir diğer anlamı nilüfer çiçeğidir. Nilüfer çiçeğinin hayatı toprağa gömülmesine bağlıdır. Tekrar çiçek açabilmesi için toprağın altında ölmesi gerekir."

Bu Yong ölmeden önce Veliaht Prens'in son bilmecesine bu cevabı vermiştir. Veliaht prens bunları hatırlayınca hemen ona bir cevap yazmaya karar verir. 300 yıl sonraya...


Park Ha... Sağ salim vardım. Sen nasılsın? Eğer bu mektubu okuyorsan 300 yıl geçmiş olmalı. Bu mektubu bulan sensen daha önce sana söylediğim "Aptal" sözünü geri alıyorum. Dükkanda işler nasıl gidiyor? Şu an da seni sadece hayal edebiliyorum. Yanımda olmadığın için sana dokunamıyorum. Seni o kadar çok özledim ki delirmek üzereyim. Sesini duymak ve sana dokunmak istiyorum. Seni bir kez görmem için ölmem gerekseydi, hemen şimdi ölürdüm. Gitmeden önce seni sevdiğimi daha çok söylemeliydim. Park Ha, seni seviyorum. Gülümseyen yüzünü çok özledim. Kendine iyi bak.

Lee Gak'ın beklentisi doğru çıkar. Park Ha mektubu bulur ve okur.

Bu esnada Tae Yong Kore'ye geri dönmüştür. Park Ha'yı tesadüfen yine görür ve yeni bir randevu almak ister. İlk seferindekini başaramamıştır. Bu sefer önceden çizdiği resimle birlikte notunu bırakır. Park Ha oraya gider ve onu görür. Tıpkı geçmişten gelen Lee Gak gibi karşısındadır.






Ve içlerinden söyledikleri son sözler... 300 yıl geçse bile daima seni seveceğim.

8 yorum:

kashi dedi ki...

çok kapsamlı olmuş :D güzel olmuş :D

NABRUT dedi ki...

postu okumadan hemen aşağıya indim çünkü agd bitsin bunu izlemeyi planlıyorum:)
izledikten sonra bakacağım artık:)

Neo dedi ki...

kashi çok teşekkürler :)

NABRUT iyi seyirler şimdiden o zaman :) Yorumlarını beklerim daha sonra. Sıradaki yazım AGD olacak bu arada :)

NABRUT dedi ki...

izledim :D
ben ilk 14 bölümü zevkle izledim ama özellikle son dört bölümde saçmaladı dizi.
sonunda ise ben çoha dönecek diye bekledim hep bu sebepten sonuda tatmn etmedi beni.
yada agd üzerine izlediğim için ne izlesem beğenmeyecektim bilemiyorum.
queen inhyun's MaN ide izlemeyi düşünüyorum bundan daha güzel diyebilir misin?

Neo dedi ki...

Queen Inhyun's Man daha samimi diyebilirim. Başrol oyuncuları gerçekte de sevgiliymiş çünkü :) Rooftop Prince'de komedi daha ağırlıklı onda ise Dram.

NABRUT dedi ki...

hımm anlaşıldı :D
birde bu man bu chi sanın falan geçmişi dizide geçmiyordu bu bilgiler nerden?
ilgimi çektide

Neo dedi ki...

İlk bölümde vardı :)

Adsız dedi ki...

Yazı genel olarak güzel olmuş ancak dizinin en püf noktalarından birini ilk bölümde gösteriliyor gibi anlatmışsın ve izlemeyen biri bu yazıyı okuyarak büyük spoiler yiyebilir. Bence yazının o kısmını düzeltmelisin. Veliaht prensesin ölme hikayesiyle alakalı olan kısım.

Yorum Gönder

Newer Posts Older Posts