12 Ocak 2013 Cumartesi

Hanamizuki (2010)

Kızılcık Çiçeği



Oyuncular






Hanamizuki anlam olarak Kızılcık Çiçeği demektir. Kızılcık çiçekleri baharda kiraz çiçeklerinden (sakura) sonra pembe ya da beyaz olarak açar. Filme göre; çiçeklenmesinin anlamı bir iyiliği geri ödemektir.




Bu kısım uzun yazıyı okumak istemeyenler içindir. 

Kısaca özet: Sae lise son sınıf öğrencisidir. Bir gün sınava geç kalır. Okula yetişmesi için Kohei yardım eder. Ancak geçirdikleri kaza sonucu bunu başaramazlar. Kohei Sae'ye aşık olur ve ona devamlı yardımcı olur. Sae'de sonunda ona aşık olur. Ancak yıllar geçtikçe hayat şartları değişir ve ikilinin yolları ayrılır. 10 yıl boyunca bir sürü olay geçer başlarından. Onları birbirine bağlayan bir şey vardır. Hanamizuki. Filmde belki de aşkın diğer bir adı olarak kullanılmış. Öyle bir anlam yüklenmiş. Çok severek izlediğim bir film oldu. Müzikleri de şahane. Hikâye zaten sıcacık. 2 saatlik süresi olmasına rağmen ilgiyle izletiyor.

Notlar:
• Film, 2004 yılında çıkan You Hitoto'nun "Hanamizuki" adlı şarkısından esinlenerek yapılmıştır.
• Yui Aragaki bu filmde akıcı bir şekilde uzun uzun İngilizce konuşmuştur. Bunun için öncesinden telaffuz dersleri almış ve çok çalışmıştır.
• 2010 yılında en yüksek hasılat elde eden 12. Japon filmi oldu.

Filmi izlemek istemeyenler ve izleyenler yeniden yaşamak isterse aşağıdaki yazıyı okuyabilir.
• Filmin bütçesi yaklaşık olarak 5,500,000 Dolardır.

Uzun Anlatım:
Sae babası vefat ettiği için annesiyle birlikte yaşayan bir kızdır. Annesi zor şartlarda onu büyütmüştür. Liseye gidiyor ve artık son senesidir. Bu yüzden üniversite sınavlarına hazırlanıyordur. İstediği üniversiteye gidebilmek için notları da yüksek olmalıdır. Bu yüzden o gün gireceği sınav çok önemlidir. Kohei ise balıkçılık meslek lisesine giden bir gençtir. O gün ikisi de sınava girebilmek için aynı trene biner. Ancak tren yolda bir geyiğe çarpar ve bir süre beklemeleri gerekecektir. Fazla vakit kalmadığı için Sae trenden iner ve tarlalarından içinden geçerek otobüse yetişmeye çalışır. Kohei onu trende görmüştür ve hemen dikkatini çekmiştir. Onu çaktırmadan süzmeye çalışırken yakalanmış ama aldırış etmemiştir. O da trenden iner ve Sae'nin peşinden koşar.



Sae otobüse yetişemez ve aralarında geçen şu diyalog oluşur.

Kohei: Acelen mi var?
Sae: Ne?
Kohei: Önemli bir iş mi?
Sae: Sınavım vardı.
Kohei: Sınav mı? Benim de!
Sae: Gerçekten mi?
Kohei: Ne zaman başlıyor?
Sae: 10'da.

Kohei ona yardımcı olabileceğini söyler ve amcasının yakınlardaki evine giderler. Amcasından kamyonetiyle onları götürmesini isteyecektir ama evde yoklardır. Sae uyanıklık yaparak hemen kamyonetin içine bakar ve anahtarın üzerinde olduğunu görür. Kohei'ye "araba sürebilir misin?" diye sorar. Birazcık cevabını alınca ona yalvarır ve Kohei centilmenlik yaparak aracı çalıştırır. Yola koyulurlar ancak kısa sürede acemiliği belli olacaktır. Bir kamyonu sollamaya çalışırken karşısına bir traktör çıkar. Ona çarpmamak için direksiyonu kırar ve yolun dışına savrulurlar. Kohei aracı durduramaz ve sonunda bir çukura saplanıp kalırlar.



Ehliyetsiz araç kullandığı için karakola götürülürler. Sae'nin annesi de oraya gelir. Telaş içinde kızına bir şey olup olmadığına bakar. Polis memuru ona durumu anlatır. Bir şeyi olmadığını ve ehliyetsiz araç kullandıklarını söyler. Annesi şaşırır Sae'ye bakar ama polis araya girer. Kızınız değil balıkçılık meslek lisesine giden bir delikanlı der.



Sae okula gider ve müdür ile görüşür. Gideceği üniversiteye girebilmek için tavsiye mektubu alması gerekiyordur. Müdür ona sadece notlarının iyi olması yetmez davranışlarında göz önünde bulundurulur. Hele bir de balıkçılık meslek lisesinden bir erkekle ehliyetsiz araç kullanmışsınız. Ne olursa olsun, bir daha onun gibi insanlara bulaşma der. Ayrıca okuldan uzaklaştırma da aldığını söyler.



Kohei'de bu olaydan dolayı babasından adam akıllı bir dayak yer. Sae'yi merak eden Kohei okul çıkışında onu bekler ve ne olduğunu sorar. Sae ağlamaya başlar ve bir şey demez. Aynı trene binerler ve giderken durumu anlatır Sae. Tokyo'daki Waseda üniversitesine gitmek için gerekli olan tavsiye mektubunu başkasına vermeye karar verdikleri söyler. Kohei neden sınava girmiyorsun diye sorar. Sae bunun o kadar kolay olmadığını söyler. Fazla zaman yoktur çünkü.




Ertesi gün Sae bir arkadaşıyla Kohei'nin okuluna gider. Olanlardan dolayı özür diler. Suçu kendi üstüne alıp onu kolladığı için teşekkür eder. Ayrıca sınav için elinden geleni yapacağını söyler. Sae tam gidecekken Kohei ona bir şey vermesi gerektiğini söyler. Çantasından kese kağıdına konmuş kitapları çıkartır ve ona verir. Kohei'nin aynı okuldan arkadaşı daha önce bu kızı ona anlatmıştır ve o da onu seviyordur. Orada gördüğünde kendisi ile konuşmak istediğini sanır. Kohei ile konuşunca kıskanır ve bağırarak oradan kaçar. Ne olduğunu anlayamayan Kohei ve diğer arkadaşı onun peşinden gider.

Sae ve arkadaşı durakta kitaplara bakarlar. Daha önceki yıllarda çıkan soruların olduğu soru bankalarıdır bunlar. Kohei içine bir de not bırakmıştır.


"Olanlar için gerçekten özür dilerim. Lütfen sınavda elinden geleni yap. İstersen bunları da kullanabilirsin. Kyochi Kohei."


Çirkin el yazısı ve hatalarına gülerler arkadaşıyla beraber. Dahası soru bankaları liseye girmek için hazırlanan çocuklara yöneliktir. Arkadaşıyla birlikte daha bir koparlar. Kıkırdamalar başlar tabii :)


Sae'nin annesi gündüzleri hemşirelik, geceleri ise tavernada, bazen de karaoke barda çalışarak kızına destek olmaya çalışıyordur. Sae dershaneye gitmeye karar verir. Kohei'de onunla aynı trenle dönebilmek için orada bir işe girer. İkili artık sevgilidir.

Sae sonunda üniversiteyi kazanır ve Tokyo'ya gider. Okulun ilk gününde girişteki fotoğraflar ilgisini çeker Sae'nin. Onlara bakarken fotoğrafların sahibi Junichi onunla konuşmaya çabalar. Bu şekilde ilk kez tanışmışlardır Junichi ve Sae. Sae Kohei'ye mektup yazar ve telefon numarasını ekler. İlk arayanı da o olmuştur.



Bu arada Junichi'nin derslerine katılıyordur Sae. Okul dışında ek gelir elde etmek için de İngilizce öğretmenliği yapıyordur.






Kohei bir gün gemide kaza geçirir. Devamlı Sae'yi düşünmekten dalgındır. Hastaneye gider. Sae'nin annesinin çalıştığı hastanedir burası. Annesi onu hemen tanır ve aralarının nasıl olduğunu sorar. Sae'nin işlerine yoğunlaştığını bu yüzden bu aralar konuşamadıklarını söyler. Sae'nin annesi ona öğütler vermeye başlar hemen.



"Dikkatli olmazsan Tokyo'da başka bir delikanlıya kapılabilir. Eğer hakkında ciddiysen onu geri getirmek için adam olup tüm gücünle savaşırsın." Gazı alan Kohei Tokyo'ya gider. Waseda üniversitesinden kız arkadaşını alacak ve noel yemeği yiyeceklerdir.





Gittiğinde gördüğü manzara karşısında şaşkına döner Kohei. Hem de çok sinirlenir. Akşam yemekte bunu belli eder ve yemeğe başlamadan oradan ayrılır. Sinirli şekilde yolda giderken hediye olarak getirdiği maket geminin olduğu çantayı yoldan geçen birine çarpar. Çarptığı kişinin canı yanar ve onu itekler. Kohei yere düşer ve çantadaki maket dağılır. Sae'de onun peşinden geliyordur. Kohei maketin dağıldığını gördüğünde çok sinirlenir ve kavgaya tutuşur. Daha sonra Sae'nin evine giderler. Sae yaralarını dezenfekte eder. Kohei'de adeta özür diler gibi ona sarılır ve çok özlediğini söyler. Öpüşürler ve o gece beraber olurlar.



Hediyesini verir Sae'ye. Onu Tokyo'ya uğurlarken yaşadıkları enstantaneyi temsil ediyordur bu gemi maketi.





2000

Sae iş arar ama bulamaz. Kohei'nin ise babasının şirketi iflas eder ve işsiz kalır.



Kohei Tokyo'ya gitmeye karar vermiştir. Bu kararını Sae'ye de iletir. Orada çalışabileceğini ve onunla olmak istediğini söyler. Sae buna hemen karar veremeyeceğini ve düşünmek istediğini söyler. Aradan belli bir zaman geçer ve Kohei artık Tokyo'ya gitmek üzeredir. Son kez babasıyla birlikte balık avına çıkarlar. Gemide babası ona balıkçılığı bırakıp kendi yoluna gitmesini söyler. İlerleyen saatlerde babası kalp krizi geçirir ve yaşamını yitirir.



Kohei yine Sae'yi arar ve artık Tokyo'ya gelemeyeceğini söyler. Annesi ve kardeşini bir başına bırakmak istemediğini söyler. Sae bu durumu anlayışla karşılar ve "Kohei sen denizden ayrılamazsın" der. Alacağı cevap ise onu yıkacaktır.

"Haklısın. Başlangıcından beri bile senin geleceğinde hiç yer almamıştım. Sae hayallerini gerçekleştirmelisin. Elveda."


2001

Kohei'nin bir arkadaşı daha balıkçılığı bırakıp gider. Diğer arkadaşlarıyla o gece içki içerler. Kooperatifte sekreter olarak çalışan kız da onlarladır. Kohei'ye karşı ilgi duyuyordur. Kohei o gece sarhoş olur ve orada sızar. Diğerleri evlerine gider ve gecenin bir vakti uyandığında o kızdan gördüğü az bir ilgi onu cezbeder ve hemen üstüne atlar.





2003 New York

Sae artık bir dergide çalışıyordur. Röportaj yapıp fotoğraflar çekiyordur. Bir gün üniversiteden tanıştığı Junichi iş yerine gelir. Kiami Junichi ülke ülke gezip fotoğraflar çeken serbest bir foto muhabir olmuştur artık. Sae'ye evlenme teklif eder. 



Bu arada Sae ülkesine döner. Arkadaşı evleniyordur. Düğünde Kohei'yi ve eşini görür. Ayak üstü sohbet ederler. Daha sonra Sae deniz fenerinin olduğu yere gider. Kohei'de oraya gelir. Kohei'nin verdiği maket gemisini iade eder Sae.




"Bunu okyanusun diğer tarafına götürmeyi düşünmüştüm ama belki de, Japonya'ya bir daha hiç dönmeyeceğim."



Belki yakında evlenebileceğini de söyler Sae. "Kohei: Tebrikler. Sae: Teşekkürler" der gülümseyerek. Kohei evleneceği kişinin Amerikalı mı olduğunu sorar. Sae'de hayır Japon der. İyi biri mi diye sorar Kohei. Sae, "Evet iyi birisi" diyince buna sevindim o zaman der. Sae aslında buraya gelmekle iyi etmişim. Seninle böyle konuşabildiğim için mutluyum der.



Kohei Sae'yi kamyonetiyle evine bırakacaktır. Yolda giderlerken Sae'nin gözü yola dalar. Geçtikleri yer Sae'nin gemide ona açtığı pankartın olduğu yerdir. Başarabilirsin Sae yazılı pankart. Bunun simgesi o küçük makette de aynısı yazıyordur. Hatıralar bir bir gözleri önüne geliyordur. Sae'nin annesinin evinin önüne gelirler. Basit bir kendine iyi bak. Sen de. Sözüyle ayrılırlar. Sae eve doğru çekingen adımlarla giderken kızılcık çiçekleri düşmeye başlar. 



Kafasını çevirip baktığında Kohei aracın dışına çıkmıştır ve ona doğru koşmaktadır. Ardından aşağıdaki sahne yaşanır.



Kohei eve döndüğünde eşi nerede olduğunu sorar. Arkadaşıyla olduğunu söyleyince onu aradım ama yanında değilmişsin. Arayanlar da sana ulaşamamış der. Sendikanın artık onlara borç vermeyeceğini söyler. Böyle bir zamanda nereye kaybolduğunu sorar ve ertesi gün onu terkeder.

Sae Amerikaya döndüğünde Junichi ona bir not bırakmıştır. Son bir görevi olduğunu ve döndüğünde kararını vermesini ister. Irak savaşında foto muhabirliği yapıyordur Junichi. Kader işte tam burada dönüyordur. Jun savaşta kaza kurşunuyla hayatını kaybeder.



Bu esnada Kohei eşi onu terkettiği için Sae ise evlenmek üzere olduğu adam hayatını kaybettiği için ağlıyordur.


2005

Sae Junichi'nin çektiği fotoğraflardan bir sergi açar. Onu onurlandırmak ister. Bu arada annesi de iki senedir eve uğramadığı için onu merak edip Amerikaya gelmiştir. Annesini görünce çok sevinir Sae. Onunla konuşurlar ve annesi gelmek istersen her zaman kapım açık der. Sae bunu düşüneceğini söyler.


Sae doğduğu yer olan Kanada'yı hep merak etmiştir. Oraya gider ve yaşadıkları yeri bulmaya çalışır. Yolda yürürken hiç kızılcık ağacı olmayan bir yerdedir ve gökten bir kaç kızılcık çiçeği düşer. Şaşırıp etrafına bakar Sae. Bir şey göremeyince yoluna devam eder. Birden vitrinde Kohei'nin onun için yaptığı maketi görür.



Dükkana girer ve kimin buraya bıraktığını sorar. "Bir kaç gün önce Japon bir delikanlı bıraktı." "Japon bir delikanlı mı?" "Genç bir balıkçı. Her yıl Japonya'dan bir gemi ton balığı ikmali için buraya gelir" "Ton balığı gemisi mi?" "Bu geminin asıl sahibinin burada doğduğunu söylemişti. Belki hala limandadır."

Bu konuşmadan sonra maketi alır ve tüm gücüyle limana koşmaya başlar.



Ancak yetişemez. Arkasından Kohei-kun diye defalarca bağırır geminin. Sesini duyuramaz.






2006
Sae Japonya'ya döner. Annesi evlenmiştir. Hem de babasıyla evlenmeden önce ona aşkını itiraf edemeyen Masato ile. Evlerinde bir parti verirler ve Kohei ile ortak arkadaşları da buradadır. Onlara Kohei'yi sorar. Eşinden boşandığını ve o zamandan beri iş aradığını, ama merak etmemesini onun kendi başının çaresine bakabileceğini söylerler. Sae annesinin evinde küçük çocuklara İngilizce dersi veriyordur artık. Bir gün yine dökülen kızılcık çiçeklerini seyrederken biraz ötede Kohei'nin elinde gemi maketi, sırtında çanta ile beklediğini görür. Sae kendi duyacağı şekilde "Kohei" der. Kohei'de aynı şekilde kendi duyabileceği şekilde "Sae".



Kohei geminin kendi yazdığı "Başarabilirsin Sae" kısmının arkasını çevirir. Bunu yazan sen miydin der. Orada "Teşekkürler" yazıyordur. Gülümser ve başıyla onay verir Sae. Aynı şekilde Kohei'de gülümser. Sae'nin gözleri dolar. Çok sevinmiştir. "Hoş geldin" der. Kohei'de "hoş bulduk" der.



Birbirlerine doğru yürürler ve kızılcık ağacının altında yeniden bu sefer içlerinden aynı şeyi söylerler.

Kohei: Hoş geldin.
Sae: Hoş bulduk.

2 yorum:

hanife sarıkaya dedi ki...

sevdiğim oyuncular varmış.yazıyı okumayıp resimlere bakmak bile yetti hemmen filmi izleyip geri döneceğim :)

Neo dedi ki...

Yui Aragaki'yi ben de severim :) İyi seyirler, yorumunu merakla bekliyor olacağım.

Yorum Gönder

Newer Posts Older Posts