18 Eylül 2012 Salı

"Queen Inhyun's Man" (2012)

Kraliçe Inhyun'un Adamı


Secret Garden'dan sonra moda olan fantastik dizilerin bir tanesi de bu. Bu dizi Rooftop Prince'den önce yayınlanmaya başlamıştı. İkisi de birbirine yakın zamanlarda yayınlanması tesadüf olmalı. Bu dizinin konusuna geçmeden iki diziyi karşılaştıracağım çünkü çok benzer hikayelere sahipler. Bu dizide de zamanda yolculuk var. 300 yıl öteden gelen bir adam (Bung-do) ve yeni parlamaya başlayan dizi oyuncusu Hee-Jin'in aşkı anlatılıyor. Dizinin başrol oyuncuları gerçek hayatta da sevgilidirler. Bu yüzden çok içten oynamışlar rollerini. Öpüşme sahneleri ya da ağlama sahneleri olsun hepsi çok gerçekçi olmuş.

Bu diziyi yazarken bir değişiklik yaparak tamamını yazacağım. O yüzden baştan uyarayım. Beğendiğim bir dizi oldu. Zaten bir dizi sizi sıkmadan izletiyorsa iyi dizidir. Bu da onlardan biri. Sanırım bu 300 yıl hikayesi gerçekte de var. Peş peşe aynı senaryoya benzer dizinin çıkması buna işaret olabilir.




Özet:

1694, Kral Suk Jong'un saltanatının 20. yılı. 5 yıl önce Kral Suk Jong'un saltanatı döneminde Kraliçe In Hyeon tahttan indirildi. Bu duruma karşı çıkan herkes ağır işkencelere maruz kaldı. Kralın cariyelerinden Jang Ok Jung kraliçe olarak tahta geçirildi. Ancak 5 yıl sonra Jang Ailesi ve güney kanadının fazlaca güç kazanıp nüfuzlarını arttırdıklarını gören Kral Suk Jong yeniden bir karar verdi ve Kuzey kanadınca Kraliçe In Hyeon'un makamının iade-i itibarı gizlilik içerisinde planlandı. Kralın bu karar değişikliği Başbakan yardımcısı tarafından hemen müttefiklere bildirildi. Hiç vakit kaybedilmeden Kraliçe In Hyeon'un suikast planı hazırlandı.




Oyuncular


Bung-do Joson imparatorluğu zamanında özel müsteşarlık ofisinde görevli bir müsteşardır. Kraliçe ile Kral'ın arası açıktır. Bung-do'da onu suikastten kurtarmıştır. Çok zeki bir adamdır. Devamlı okuyup yeni bilgiler edinen alim sayılan birisidir. Aynı zamanda savaş sanatını da iyi bildiği için kral tarafından sevilen, saygı duyulan ve bilgisine başvurulan birisidir. Kral'ın mektubu eski kraliçeye ulaşmıştır ve onu tekrar tahta getireceğini söylüyordur. Ancak Başbakan Min-Am suikast planını hazırlamıştır. Kraliçeyi öldürtmek için içeriden birini ayarlar. O kişi gelen suikastçilere yardımcı olacaktır. Ortamdaki garipliği fark eden Bung-do duruma müdahale eder ve suikastçilere karşı koyar. Suikastçilerle savaşırken tılsım sayesinde zamanda sıçrama yaşayacaktır. İlk seferinde 2012 yılına gittiğine neye uğradığını şaşıracaktır. Bir film setinin ortasındadır ve onun gibi tarihi kıyafetler giymiş insanlar vardır. Hee-jin'de rolü aldığını öğrenmiş ve oraya gelmiştir. Hee-jin onu ekipten birisi sanar ve hangi rolü oynadığını sorar. Daha sonra kendisinin de kraliçe In-hyeon'u oynayacağını söyler. Sevinçten uçuyordur.



Bung-do'da şaşkın bir şekilde kendisinin yaşayıp yaşamadığını burasının neresi olduğunu sorar. Ekipten biri ona seslenir ve Hee-jin onunla konuşurken Bung-do bir anda gözden kaybolur. Oradaki bir oda da tılsımı çıkarır ve yazanları okur. O anda tekrar kendi zamanına çatışma anından sonraya gider.



Bung-do, Yun Wol isimli giseng'e aşıktır. Onun verdiği bir tılsım sayesinde hayatı kurtulacaktır dahası zamanda sıçrama yaşayacaktır. Yun Nora eskiden Bung Do'nun ölen eşinin hizmetçisidir.


Dizide sık sık göreceğimiz zaman sıçramalarındaki o tılsım ve aktif hale gelmesini sağlayan sözler.
Dara düşen zaman yolcusu geleceğe doğru ilerler. Genişler zaman kapısı bu girizgâhla beraber.

Bung-do ikinci defa ışınlandığında bu sefer kraliçeyi öldürmeye çalışanlarca kovalanıyordur. Atlı kovalama sırasında yine 2012 yılına gelir ve yine Hee-jin'e rastlar. Artık ikisi de bu olanların bir rüya olmadığını anlamıştır.



Bung-do'nun öldürdüğü adamın bir anda gözden kaybolduğunu gören Hee-jin bayılır. Ekip arkadaşları Hee-jin'i aramaya başlamıştır. Onların geldiğini gören Bung-do saklanır. Tılsımını kaybettiği için orada kalmıştır. Ekiptekilerden birinin kıyafetlerini çalarak etrafta dolanmaya başlar. Kraliçe In-hyeon rolünü oynayan oyuncunun hastaneye kaldırıldığını duyar. Hee-jin'in ciddi bir şeyi yoktur. Telefonunu orada unuttuğu için menajerinin telefonunun GPS sisteminden kendi telefonunu bulmak için yola koyulur. Oraya gittiğinde Bung-do onu fark eder ve kolundan tutar kenara çeker.



Hee-jin oraya gizlice gelmiştir ve ekiptekilere görünmeden hastaneye dönmesi gerekiyordur. Bung-do'nun elinden tutar ve arabanın yanına giderler. Hee-jin hemen aracına biner ama Bung-do bön bön bakıyordur ona. Hee-jin camı açar ve binsene der. O da nasıl açacağını bilmediğini söyler. Hee-jin uzanır kapıyı açar Bung-do araca biner. Bu sefer de emniyet kemerini bağlamasını söyler o da yine nasıl yapacağını bilmediğini söyler ve yardım etmesini söyler.



Hee-jin kendisiyle dalga geçildiğini zannederek sinirlenir ama emniyet kemerini takar. İlk etkilenme de orada başlar. Bu sahnenin hemen hemen bir benzeri Rooftop Prince dizisinde de var. Daha sonra ikisi de birbirlerine aradıkları şeyi söyler. Hee-jin telefonunu Bung-do ise tılsımın olduğu zarfı arıyordur. Hee-jin telefonunu çantasında arayıp bulamadığında görmüştür o zarfı. Kendisinde olduğunu söyler ve hastaneye gitmeleri gerektiğini söyler. Hastaneye giderler ve birbirlerini tanıtırlar. 300 yıl öncesinden geldiğini söyler Bung-go. Daha sonra zarfı bulurlar ve Bung-do sihirli kelimeleri söyleyerek kendi zamanına gider. Hee-jin kendi gözleriyle bu anı göremese de banyonun kapısını açtığında günlük spor kıyafetlerin orada olduğunu görür. Ortalıkta da kimse yoktur. İnanmak istese de hala buna inanamıyordur. Etrafındakilere söylese onu deli zannedeceklerdir. Menajerine söylemeye çalışır ama inanmaz. Gece olur ve Bung-do yine gelir. Bu sefer ondan yardım istemektedir. Joson hanedanlığına ait yıllıkları aradığını söyler. Hee-jin'de o tür şeyleri kütüphanede bulabileceğini söyler ve oraya giderler. Hee-jin kendini tutamayıp çocukça hareketler yapmaya başlar. Ondan etkilenmiştir çünkü. Bung-do kütüphanede Hee-jin'den bazı tarihsel bilgiler alır. Leydi Jang'ın zehirlendiğini ondan öğrenir. Yazılanları okuyunca Kraliçe'ye tahtının iade edildiğini, Başbakan Min-am'ın zehir içerek kendisini öldürme cezasının uygulandığını, Leydi Jang'ın kıskançlıktan suçlu bulunarak Başbakan'la aynı cezaya çarptırıldığını öğrenir. Buna çok sevinmiştir ve bu zamanda burada sevindiğinizde ne yaparsınız diye sorar. Hee-jin'de karşımdakine sarılırım der. Bung-do buna şaşırır. Bir kadın ve erkek bile olsa bile mi der. O da neden olmasın der. Bu sözlerden cesaret alan Bung-do ona sarılır. 



Daha sonra etraftaki kişiler Hee-jin'i tanıyınca hemen oradan uzaklaşırlar. Asansöre bineceklerdir ve etrafı hayranları tarafından sarılır. O esnada asansöre daha önce binen Bung-do onu içeri çeker ve kapı kapanır. Bung-do artık duruma vakıf olduğunu geri gitmesi gerektiğini söyler. Cebinden zarfı çıkarır ve sihirli sözleri söylemeye başlar. O esnada;


Hee-jin: Sen de hiç görgü yok mu veda etmeden mi gideceksin?
Bung-do: Burada öyle bir görgü kuralı mı var?
Hee-jin: Tabii ki var. (Öpücük gelir burada)


Hee-jin: Anladın mı? Sana görgü kurallarını öğretiyorum yalnızca.
Bung-do: Burada böyle mi vedalaşılır?
Hee-jin: Evet
Bung-do: Herkesle yapılabilir mi?
Hee-jin: (Evet anlamında kafasını sallayarak) Seni hatırlatır.

Hee-jin onu parka bırakacağını söyler. O esnada menajeri (Su Gyung) onları görür ve hemen araya girer. Kim olduğunu soruşturur. Aracı kendisinin kullanacağını söyler ve parka götürür. Vedalaşmak için elini uzatır.


Bung-do: Ayrılırken normalde bu şekilde mi vedalaşılır?
Su Gyung: Nasıl? Ne demek istedin?


Bung-do: Bu değil diğeri.
Su Gyung: Diğeri ne ki? Tokalaşmak değil mi? Ah, bu mu? Güle güle.
Bung-do: Yani normalde böyle ya da böyle mi vedalaşılır.

Bung-do gülerek Hee-jin ile tokalaşır ve araçtan ayrılır.

Su-Gyung bu seferde Hee-jin'i sorgular.


Bung-do daha sonra kütüphaneye yine gelecektir ve kayıtları okuyacaktır. Kraliçeyi kurtardığı zaman onu kovalayanlardan birinin üstüne düşen raf yüzünden ölmesinin suçu onun üzerine yüklenmiştir ve tutuklanır. Görevinden azledilen Kim Bung-do Jeju adasına sürgün edilir. Orada ertesi gün zehirlenerek öldürülür. Kayıtlara hastalanıp öldü diye geçmiştir. Bung-do geri döner ve bunu engeller. Zehirli yemeği yemez ve kurtulur.

Dizi çekimleri devam ederken senarist ile görüşen Hee-jin, Kim Bung Do ismini merak ettiğini söyler. Senarist böyle birini bilmediğini internetten bakabileceklerini söyler. Az önce yukarıda yazdıklarım gerçekleşmiştir ve Kim Bung Do ölmüştür yazılana göre. Bunu duyan Hee-jin çok üzülür. Daha sonra menajeriyle kafede otururlarken ona durumu izah etmeye çalışır. 300 yıl önce ölen biri için ağladığını söyler. O esnada telefonu çalar. Arayan Kim Bung Do'dur. Aralarındaki geçen diyalog aşağıdaki gibi.


CHJ: Alo? Alo?
KBD: İyi misin?
CHJ: Yaşıyor musun? Ölmedin mi?
KBD: Öleceğimi nereden bildin?
CHJ: Nasıl bilmem? Kitaplarda yazıyor. 3 gün önce ölmüş olman gerekiyordu.
KBD: Kaçtım. Haksızlığa uğramış hissederken nasıl ölebilirdim. Oldukça etkileyici değil mi? Kendi kendime telefon kullanmayı öğreniyordum. Düşün artık ne kadar zordu. Öğrenmek 3 günümü aldı.



Ara Not: Bu arada 300 yıl sonrasından gelen adam kendi saçlarını hallyu modelinde kesecektir :) Dizi de en çok güldüğüm şeylerden biri de bu oldu. Ama her şeyi kolay bir şekilde bağlamak için Kim Bung Do'nun alim olduğunu her şeyi kolay öğrendiğini senaryoya eklemişler. Bu sayede bundan yırtmışlar senaristler.

KBD yapılanlara engel olmak için devamlı tarihte bir ileri bir geri gidecektir. Hee-jin uzun bir süre ondan haber alamayınca yine tarih kayıtlarını kontrol eder. Olayların değiştiğini fark eder. Dahası hiç kimse olayları eskisi gibi hatırlamıyordur. Yeni oluşan tarihi görüyordur. Bu tarih bilgilerine göre Kim Bung Do kralın emriyle okla vurularak öldürülmüştür. CHJ onun eşyaları arasına cep telefonu da koymuştur. Oklarla vurulduktan sonra yaralı olarak götürüldüğü oda da zamanda sıçrar ve eşyalar arasından telefonu bularak CHJ'yi arar. Hastaneye kaldırılır ve kurtarılır.

KBD daha sonra hastaneden kaçar ve kütüphanede tarihi yıllıkları okur. Buna göre onun kara büyü yaptığı bir gün içinde 7 vilayette birden görüldüğü, kraliçe ile yakın bir ilişkisinin bulunduğu ve zina ettikleri söylenmektedir. KBD'nun yakınında olanlar ve kraliçe idama mahkum edilir. Bunları gören KBD tekrar geri dönmeye karar verir. KBD ölmeden 1 ay önce Kralın huzuruna çıkmış ve tılsımın doğru olduğunu Başbakan'ın Kraliçeye suikastinin yazıldığı mektubun kendisi tarafından ona ulaştırıldığını söyler. Kendisinin ölümüyle her şeyin çözüme kavuşacağını ancak Başbakanın da idam edilmesini umduğunu söyler. Bu şekilde ölerek yaşayabileceğini söyler. Başbakan hapisten çıkartılır ve ikisi yüzleştirilir. Anlaşmaya göre KBD tılsım üzerine yerleştirilip oklarla vurulacaktır. Eğer kaybolmazsa tılsımın yalan olduğu anlaşılacaktır ve Başbakan'ın bu söylentileri çıkardığı anlaşılacaktır. Başbakan böyle bir şey yapmadığını KBD'nun halkın içindeyken bir an da gözlerden kaybolduğunu söyler. Kral KBD'nun bunun doğru olmadığını onun adamları tarafından kaçırıldığını söylediğini söyler. Oklar atılacağı sırada KBD Başbakana döner ve gerçek tılsımı getireceğimi mi zannettin der. KBD Başbakan'ın oyununa engel olacak ve ona hak ettiği cezayı verdirecektir. Hee-jin menajeriyle birlikte araçla giderken internetten tarih bilgilerini kontrol eder. KBD'nun öldürüldüğünü öğrenir o an da bayılır ve menajerinin dikkati dağılarak kaza yapar. İkisi de hastaneye kaldırılır.



Hee-jin kendini tutamayıp devamlı ağlar. Bu esnada KBD yardımcısının sayesinde tekrar bu zaman ışınlanmıştır. Hastanenin hemen önüne. Hee-jin ve menajeri ambulansla geldiklerinde KBD'da sedye ile içeri taşınıyordur. Hee-jin ağladığı KBD oradan sedye ile geçirilir.




Taburcu olacakları gün menajeri hemşirelerin konuşmalarına kulak misafiri olur. Geçen gün yaralı olarak gözlerden kaybolan Kim Bung Do'ya çok benzer birinin geldiğini söylerler. Hee-jin evine döndüğünde Bung-do'yu orada görür.


Bung-do artık bittiğini oraya geri dönmeyeceğini söyler. Ancak bir süre sonra kendiliğinden zamanda ışınlanacak ve yine eski tarihe gidecektir. Başbakan idam edilmiştir ama onun adamları intikam almak için Yun Wol'u gözüne kestirmiştir. Yun Wol'u öldürürler ve olayın hemen ardından Bung-do oraya gelir. Yun Wol'un boynuna aldığı kılıç darbesiyle öldürüldüğünü gördüğünde Giseng evindeki kılıçlı kişiyi arar. Onları bulur ve öldürür. Daha sonra tılsımı yazan keşişe gider ve durumu anlatır. Yun Wol yüzünden tılsım siyaha dönmüştür. Keşişe ölümden sonraki hayat gücünün hala işe yarayacağını düşünüyor musunuz diye sorar. Daha sonra 2012 yılındaki kıyafetlerini giyerek kendi boynuna kılıcı dayar ve çeker. O an da tekrar ışınlanır ve 2012'ye döner.



Hemen Hee-jin'i arar.

Tam ona doğru gelirken tekrar ışınlanır.




Kim Bung Do son çare olarak daha büyük bir keşişe gider. Ama o da 1 ay önce ölmüştür. Son umudu da biten KBD 300 yıl sonrasında bulunmasını arzu ettiği bir mektup bırakır. Mektupta şunlar yazıyordur.


Bu hem sana hem de kendime yazdığım bir mektuptur. Bu mektubu yazdığımı bile unutabilirim. Ya da mektup kendiliğinden hiç var olmamış gibi yok da olabilir. Sen ya da ben, hangimiz anılarımızla yaşamaya devam edebilirsek onadır bu mektup. Bu tılsıma ilk sahip olduğum andan beri yol açacağı sebep ve sonuçları merak ediyordum. İlk önce hayallerimin gerçeğe dönüşmesinin bir sonuç olduğunu düşündüm. Ondan sonra asıl sonucun seninle tanışmamız olduğuna karar verdim. Sonrasında ise başka bir dünyada yeni bir hayata başlamanın gerçek sonuç olduğuna kanaat getirdim. Ancak gerçek sonucun ne olduğunu şimdi anlayabiliyorum. Eğer hayatımın kurtulması olanların sebebiyse sahip olduğum her şeyi kaybetmem de sonucudur. Geleceğim, onurum, değerlerim, yakınlarım ve bir de sen. Hayatta kalmama eş değer bedel olarak her şeyden vaz geçmek zorunda kaldım. Akla yatkın tek açıklamam bu. Tüm bunların içerisinde en azından birini koruyabileceğimi düşünmekle aptallık ettim. Bu bedeli ödemek için daha ne kadarını kaybedebilirim? Seni bir daha asla göremeyecek olmak, artık bunu düşünmek bile benim için hayal. Seni seviyorum. Anılarım. Anılarımız, anılarımız. Anılarım onları da kaybetmek ödeyeceğim son bedel olacak. Bundan sonra ne olacak kestiremiyorum. Birbirimizi unutacak mıyız? Yoksa sonsuza kadar ızdırap içinde hatırlayacak mıyız? Eğer son bir dileğim varsa o da seni unutmamaktır. Yaşayacağım amaçsız hayat, anılarım olmadan bana cehennemin kendisi olur. Sen... senin için gelecekte bu mektubu okuyabilsen bile tek duam kimin için yazıldığını bilmemendir.


Bu satırları yazdıktan sonra tılsımı yakar Bung-do. Aradan 1 yıl geçer. Hee-jin'in dizisindeki yönetmeni onu telefonla arar. Bir arkadaşının belgeselde dublaj için onu istediğini söyler. Hee-jin o kişiyle buluşur. Tarihte gizli kalmış karakterleri gün yüzüne çıkaran bir belgesel programıdır bu. Bölümün adı da Kraliçe In Hyeon'un Adamı'dır. Yönetmen, Kraliçe In Hyeon'un bir aşığı olduğu söylentileri var. Geçen ay çok ilginç bir kanıt bulundu der. Metini stüdyoya giderken okuyan Hee-jin, Kim Bung Do ismini okur ama hatırlamıyordur.

Stüdyoya girdiklerinde idam edilen Başbakan'dan sonraki Başbakan Nam Gu Man'ın bir güncesinin geçen ay gün yüzüne çıktığı, güncesinde Kim Bung Do ile beklenmedik karşılaşmasını ve Kral Suk Jong ile aralarında geçen sohbetin ayrıntıları bulunuyordur. Günceyle birlikte Kim Bung Do'nun yazdığı mektupta gün yüzüne çıkmıştır. Mektup ölümünden 1 ay sonrasını gösteriyordur ve isimsiz birine duyduğu aşkı ve ayrı düşmelerinin üzüntüsünü anlatıyordur.

Çekim biter evine dönmek üzere yola çıkar HJ. Yoldayken yine fenalaşır. Çünkü yakalanan KBD hapise atılmış ve oradayken kendini asarak intihar ediyordur. O esnada HJ her şeyi ağlayarak her şeyi hatırlamaya başlayacaktır. Hemen onun telefon numarasını arayacak ve telefon çalacaktır. Telefonun çaldığını gören KBD kurtulmak için uzun süre uğraş verir. Sonunda tavana bağladığı kravat çözülür ve kurtulur. Telefona cevap verdiğinde Hee-jin arabadan dışarı çıkmış ağlıyordur dolayısıyla duyamaz cevap verdiğini. HJ kayıt yapılan stüdyoya döner tekrar. Sırılsıklam bir haldedir. Yönetmene kaydı izlemek istediğini söyler. O an da bütün eksik parçalar tamamlanacaktır. Tamamen her şeyi hatırlayacaktır. Göz yaşları içinde boğulurken ışıklar açılır. HJ özür dilerim, bir dakika lütfen der. Işığı açanın yönetmen olduğunu sanıyordur.


Bung-do: Beni aradıktan sonra neden telefonuna cevap vermiyorsun? Uzun süredir seni arıyorum. Beni aramadın mı? Öyle bakmaya devam mı edeceksin? Rahat rahat yemek yiyip yaşayan birini aradıysan sorumluluğu alman gerekmez mi?
Hee-jin: Kapıyı kapat. Buraya... Gel. Gerçeksin. Hayattasın. Şu bir yıldır ne yapıyordun?
Bung-do: Tüm ülkeyi dolaşıp her şehirde bir sevgili bıraktım. Bir yıl çok çabuk geçti.
Hee-jin: Seni yalancı. Kanıtın tam orada duruyor.
Bung-do: Bu ne?
Hee-jin: Ne oldu? Tılsım?
Bung-do: Tılsımı yaktım.
Hee-jin: O zaman buraya nasıl geldin?
Bung-do: Beni aradığın için geri döndüm.
Hee-jin: Ben mi?
Bung-do: Sen. Kravatın amacı. Bana öğrettiğin amacı çok özledim. Neredeyse başka bir amacını kullanıyordum.
Hee-jin: Kravatın amacını mı özledin?
Bung-do: Ölecek kadar hem de.
Hee-jin: Bunu mu diyorsun?



Hee-jin: Zamandaki bir boşlukta tesadüf eseri başlayan karşılaşmamız bir yıl sonra nihayete erdi. Bir araya gelmemiz, keşişin yazdığı gizemli bir tılsım sayesinde değil anılarımız sayesinde oldu. Artık ikinci buluşmamız başlıyor. Onun hayatını kurtaran benim. Ödemesi gereken bedel, sonsuza kadar benim yanımda kalmak.

Bung-do: Mektubum o zamandan beri duruyor mu? Nasıl?
Hee-jin: Başbakan Nam Gu Man saklamış, yakınları da bir ay önce gün yüzüne çıkardı.
Bung-do: Nasıl olurda bir insanın özel... Anlaşılan onu yok etmem gerek.
Hee-jin: Ama şu an müzede duruyor. Artık onu yok edemezsin. En azından müze yok etmediği sürece.
Bung-do: Fıttıracağım.



Su Gyung: Şu an gerçekten de bu, kulağa çok saçma geliyor. Birdenbire çıkıp onun erkek arkadaşı
olduğunu iddia ediyorsun. Daha önce bir kez bile Hee-jin'in senden bahsettiğini işitmedim. Şu andan itibaren bana gerçeği söyleyeceksin. Anlaşıldı mı?
Bung-do: Evet.
Su Gyung: Hangi üniversiteye gittin? Hangi okulda okuduğunu soruyorum.
Bung-do: Sungkyunkwan.
Su Gyung: Sungkyunkwan Üniversitesi mi? Nerede yaşıyorsun?
Bung-do: Bukchon.
Su Gyung: Bukchon mu? Oradaki evler ateş pahasıdır. Acaba kiremit çatılı bir ev mi? Neden gülüyorsun?
Bung-do: Ailem öldü, tek başına yaşıyorum. Ailemden kalan mirasla yaşıyorum.
Su Gyung: Tanrım, mükemmel birleşim. Mükemmel adam bu.
Bung-do: Babam, bürokrattı.
Su Gyung: Bürokrat mı?

Ve çekim ekibindekilerin gülüşmeleriyle dizi sona eriyor. Aynı diyalog daha önce bir çok defa gerçekleşmiştir. Olaylar değişiyor ama Hee-jin'in menajeri Su Gyung'un kafa hep aynı. Aynı klasik sorular :)











6 yorum:

htkr dedi ki...

Bu diziyi Rooftop Prince'den daha çok sevdim. Buradaki aşk bana daha çok güzel gelmişti. In Na Yu 'ya rol açıkçası tam oturmuş. Greatest Love'da ki uyuz rolünden sonra gözüme giremez diyordum ama bu dizi ile kendisini sevdim :) Romantizm seven herkese Rooftop Prince yerine bunu öneriyorum hep :D

Işık dedi ki...

Bu yılın -açık ara- en iyi k-romcom'u ^^ Her dakikasının hastasıyım. Nokta.

Neo dedi ki...

htkr başta da dediğim gibi ikisinin normal hayatta sevgili olması da bunda etken olmuş olabilir. Rollerinin hakkını vermişler kesinlikle. Yorum için teşekkürler :)

Işık bunda biraz da dram vardı. O yüzden AGD'yi tavsiye edebilirim. O daha çok K-romcom tarzında. Yorum için teşekkürler :)

Novella dedi ki...

güzel tanıtım olmuş ellerine sağlık

Neo dedi ki...

Teşekkürler :)

Aysemiin dedi ki...

Diziyi tekrar izlemiş gibi oldum :) Secret Garden'dan sonra hiçbir dizi beni bu kadar kendine bağlayamaz derken bu dizi çıktı karşıma. Binlerce kez tekrar izleyebileceğim nadir dizilerden. Aşk hiç bu kadar güzel aktarılmamıştır seyirciye <3 Dediğin gibi reelde sevgili olmaları belki büyük etken ama oyunculuklar ve senaryo da çok sağlamdı bana göre. Nazarımda en iyi çifttir Bongdo ve Heejin ve sanırım öyle de kalacaklar :)

Yorum Gönder

Newer Posts Older Posts