21 Aralık 2011 Çarşamba
Vertigo (1958)
12 Aralık 2011 Pazartesi
Bu aralar çok mim birikti
Bu aralar çok mim birikti biliyorum. Beni mimleyen arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Notlarımı aldım yazacağım bir gün mimleri.
Geçenlerde ameliyat oldum ve devamlı yatmak zorundaydım. Ayağa kalkınca baş ağrısından duramıyordum. Neyse atlattık ve şu an iyiyim. Haftasonları ingilizce kursum var birde. Bugün ilk kuru geçtim ama tekrar bedavaya alma hakkım var. Yeniden alabilirim tam karar veremedim. Yine bu aralar bir proje kapsamında oyun ara yüzünü türkçeye çeviriyorum. Birde film çevirisi var ama neredeyse 1 yıl oldu vakit bulupta bitiremedim. Filmin satır sayısı 1400'ün üzerinde. İngilizcem de çok iyi olmadığı için zaten biraz geciktiriyorum. Çeviri yapmak çok sıkıcı geliyor. Çeviri yapan arkadaşlara bol bol teşekkür edin. Çok emek veriyorlar çünkü. Çeviriyi zevkle yapmalarını sağlayan tek şey yapımın iyi olması veya sizlerden gelen güzel mesajlardır. Bugün normalden farklı olarak içimi dökmek istedim. Görüşmek üzere.
26 Kasım 2011 Cumartesi
"Love Story in Harvard" (2004)
Zaten öncesinde aşk için vakti olmadığını söylediği halde So in'de gönlünü Hyun-woo'ya kaptırmıştır. Bol bol öpüşmelerini göreceğiz dizinin bu bölümlerinde. Aşağıda sizin için üç tane video hazırladım.
Love Story in Harvard (Third Kiss) from Neo on Vimeo.
20 Kasım 2011 Pazar
The Front Line (2011)
Oraya gittiğinde çok farklı bir ortam görecektir. K tepesi denilen yer çok stratejik bir yerdedir ve orayı ele geçiren önemli bir avantaj elde ediyordur. Yıllarca süren savaşta bir kuzey bir güney devamlı o tepeyi alıyordur. Kuzey askerleri ile güney askerleri kendi aralarında devamlı el değiştiren tepelerdeki mağaralarda birbirlerinin işine yarayan şeyler bırakmaya başlamışlardır. Kuzey askerleri erzak ile birlikte ailelerine ulaştırılması için mektup bırakıyorlardır. Güney askerleri ise o mektupları ailelerine ulaştırtıyordur. Derine indikçe savaşın görünmeyen yüzü gün yüzüne çıkıyor. İlk başta onları hain olarak gören Eun-pyo artık onlar gibi olmuştur. Yine bir akşam gezinirken yolda bir kız görür ve buralarda dolaşmamasını, tehlikeli olduğunu evine gitmesini söyler ve ona bir çikolata verir. Nerden bilecekti ki bu kız kuzey koreli bir keskin nişancı. Bir gün yine aynı mağarada mektupları açtıklarında o kızın ailesine gönderilmek üzere olan bir fotoğrafını görür. Sesini çıkartamaz. Kız çok güzeldir ve arkadaşı Su-hyuk resimi kendi cebine koyar. Savaş bitince bu kızla evleneceğim der. Yine bir görev sırasında bir çok askerlerini kaybederler ve en son çatışmada Su-hyuk'da keskin nişancı tarafından vurulur ve ölür. Mağaraya çekilen birlikler yine kendilerine nelerin ulaştığına bakarlar. Bu sefer mektup direkt olarak kıza yazılmıştır. Hey Cha Tae-kyung. Bu fotoğraf artık benim ve artık kız kardeşin için endişelenme. Ona iyi bakacağım. Artık savaşmayalım, pislik! "İmza: Kim su-hyuk" şeklindedir. Kim su-hyuk resimin erkek bir askere ait olduğunu düşünüyordur ve o yüzden kız kardeşine iyi bakacağım yazmıştır. Cha Tae-kyung ise onun öldürdüğü kişi olduğunu bilmiyordur henüz. Bu olayın hemen ardından savaşın sona erdiği ve barış imzalandığı söylenir. Artık hepsi evlerine dönüş hazırlığı yapıyordur. Bu esnada iki birliğin yolu kesişir. İlk başta birbirlerine silahları doğrultsalar bile hamle yapmazlar ve birbirlerine elveda diye bağırırlar. Bu esnada Eun-pyo kıza ölen arkadaşının cebinden çıkan resimi verir. Ortasında bir delik arkasında kan lekesi ve Kim su-hyuk ismi. O anda onu öldürdüğünü anlar ve aşağıdaki o an.
16 Kasım 2011 Çarşamba
Bu aralar ne izledim
_______________________________________________________________________

3 Kasım 2011 Perşembe
The Butterfly Effect 3: Revelations (2009)
1 Kasım 2011 Salı
About Schmidt (2002)
Aşk Tesadüfleri Sever (2011)

29 Ekim 2011 Cumartesi
Two Guys (2004)
26 Ekim 2011 Çarşamba
"Bad Love" (2007)
Bu diziyi 49 Days dizisinden sonra izlemeye başlamıştım. Uzun bir süre ara vermek zorunda kaldım. Nedeni ise Yu-won Lee'nin o dizideki rolünün etkisinden çıkamamam. Bu dizide de annesini 49 Days dizisindeki kadının oynadığını görünce 49 Days'in devamını izliyormuşum gibi hissettim kendimi :) Sonra etkisinden kurtulup unutmaya başlayınca tekrar devam ettim.
Öncelikle şu tabloyu vereyim. Karakterler arasındaki bağı göstermek böyle daha kolay.
Na In Jung ise ondan hamile olduğunu söylemeyecektir. Çocuğu tek başına büyütmeye kararlıdır fakat düşük yaparak bu amacına ulaşamayacaktır. Na In Jung her şeye rağmen birlikte olmak istiyordur ama Lee Seo Hwan buna engel oluyordur. Zorda olsa ayrılırlar.
Aradan 4 yıl geçer ve Na In Jung annesini trafik kazasında kaybetmiş babası ise yatalak durumda bakıma muhtaç kalmıştır. Onun hastane masraflarını karşılayabilmek için hiç durmadan çalışıyordur. Seul'den uzak bir yerde tavukçu dükkanı vardır. Siparişleri yetiştirmek için scooter'la giderken Kang Yong Gi'nin üzerine su sıçratır. Kang Yong Gi'nin sevgilisi intihar etmiştir ve kendisi orada küllerini denize savurmak için bulunuyordur. Na In Jung ondan özür dilemek ister fakat Kang Yong Gi'nin dünya umurunda değildir. Hüzünden hiç bir şeyin farkında değildir. Bir kaç kez ısrarla özür dileyen Na In Jung'u en sonunda fark eder ve azarlayarak başından gitmesini söyler.
Bu şekilde karşılaşan Kang Yong Gi (baş aktör) ve Na In Jung aynı akşam yine bir iş kazası sonucu karşılaşacaktır. Karşılaşma sahnelerine geleceğim ama önce Kang Yong Gi'den bahsedeyim biraz. Büyük bir inşaat şirketinin sahibinin oğludur. Babası devamlı kendi işinde onunda söz sahibi olması için uğraşıyordur. O ise resim yapmayı seven sanatçı ruha sahip birisidir. Onun yerine babasına eniştesi Lee Seo Hwan yardım ediyordur. Kang Yong Gi, Na In Jung'la karşılaşmasından sonra oradan ayrılır ve restore edip konut olarak kullanmak için satın aldığı eski bir okula gider. Okulun bahçesinde daha önce diktirdiği bir ağacın altına kalan külleri gömecektir. Bu esnada çalan şarkı ise aşağıda...
21 Ekim 2011 Cuma
"Protect the Boss" (2011)
Öncelikle diziyi izlemeye karar vermem şu fragman sayesinde oldu. Görüldüğü gibi her türlü inancı deniyor No Eun Sol :) Sebebi ise doğru düzgün bir iş bulmayı istemesi. Sonrasında yırtık bir karakter olması. Dövüşçü olması ilginç geldi. Piyasada zaten o arada komedi dizisi yoktu. Bunu izlemeye başladım bende.
No Eun Sol küçük çaplı işlerde çalışarak hayata tutunmaya çalışan bir kızdır. Her türlü işi yapmıştır. Artık düzgün bir iş bulmak için çareler arıyordur. Her gittiği yerde reddedilen No Eun Sol'e bir gün işe kabul edildiğine dair bir telefon gelir. Haberi alan No Eun Seol buna çok sevinir ve ertesi gün iş yerine gider. Fakat gittiği yer gangster çetesinin bürosudur. İlk başta buna aldırış etmez ve göreve başlar. Aynı akşam patronları eğlence yapmak ister ve diğer sekreterle birlikte karaoke bar'a giderler. İçki eğlence kızlar vs derken başkanları No Eun Seol'e ve diğer sekretere sarkmaya taciz etmeye başlar. No Eun Seol daha fazla dayanamaz ve başkanı tuvalette sıkıştırıp bir güzel dersini verir. Bu arada aynı barda eğlence yapan Cha Ji Heon ve ekibindekilerde oradadır. Cha Ji Heon kalabalık ortamlarda bulunmayı sevmeyen aşırı hijyen meraklısı saplantılı bir insandır. Ortamdan rahatsız olup hemen ayrılır. Dışarı çıkarken No Eun Seol ile çarpışırlar ve Cha Ji Heon'un telefonu yere düşer. Cha Ji Heon hemen özür dilemesini ister Ne Eun Seol'den. No Eun Seol'de özür dileyeceğini ama onun da özür dilemesi gerektiğini söyler. İkisi konuşurken arkadan gangster çetesi No Eun Seol'ü yakalamak için atağa geçer. No Eun Seol hepsini bir güzel döver ve oradan kaçar. Cha Ji Heon onun yanında olduğu için boş yere çeteden dayak yer sonra. Cha Ji Heon eve geldiğinde babasından da bir ton azar işitir. Babası zaten ona hep bağırıp çağırıyordur ama çokda seviyordur. Çünkü tek oğludur. Ve şirketin varisi olacak tek kişidir. Oğlunun dayak yemesini içine sindiremeyen Cha Bong Man hemen ona saldıranları buldurur ve bir güzel falakaya çeker. Böyle de bir özelliği vardır. Çünkü kendisi de No Eun Seol gibi eski bir gangster ve çetenin patronudur. Cha Ji Heon'un sekreteri boşboğazın tekidir. Dışarıda içki içerken telefonda seslice patronunun yaşadığı olayları anlatır. O esnada orada olan bir gazeteci bütün bunları duyar ve haber yapar. Hemen basına yansır ve başkan Cha Bong Man zor durumda kalır. Hakkında soruşturma açılır ve mahkeme gönüllü olarak sosyal hizmet etme cezası verir. Ertesi gün No Eun Seol yeni bir iş görüşmesine gider. Burası DN Grup şirketidir. Yani Cha Bong Man'ın başkanı olduğu şirket. İş görüşmesinde No Eun Seol'ü birisi fark eder ve etkilenir. DN Müdürü Cha Mo Woon. No Eun Seol orada onları bir güzel azarladıktan sonra ayrılır. Sonra onu arayıp kabul edildiğini söylerler. İşe alınan No Eun Seol onun yüzünden dayak yiyen Cha Ji Heon'un sekreteri olacaktır. Şamataya hoş geldiniz :)
