Tek kelimeyle harika bir film. Neden böyle direkt olarak yazdım? Çünkü daha 10 dakikasını bile izlemeden sizi ne kadar muhteşem bir filmin beklediğini anlıyorsunuz. 2,5 saat boyunca hiç sıkılmadan filmi izledim. Gelelim konusuna.


Nemo şu anda 2092 yılını yaşıyordur ve dünya üzerinde kalan tek ölümlü insandır. İnsanlık kök hücre yöntemi ile ölümü yenmiş ve ölümlülerle dalga geçiyorlardır. Son ölümlünün yaşamını eğlence programı haline getirmişler ve ölsün mü yoksa yaşatalım mı diye yarışma düzenlemektedirler. 117 yaşındaki Nemo artık çoğu şeyi hatırlayamamaktadır. Psikiyatrisi ona yardımcı olmaya ve geçmişi hatırlatmaya çalışıyordur.
Nemo'nun annesi ve babası o 9 yaşına geldiğinde ayrılma kararı verir. Annesi ve babası tren istasyonunda Nemo'nun bir seçim yapmasını ister. "Annenle mi kalmak istiyorsun babanla mı?" diye sorarlar. Nemo önce babasıyla kalmaya karar verir çünkü annesini bir başka adamla öpüşürken görmüştür. Annesi ağlayarak trene bindikten sonra onun peşinden koşmaya başlar. Burada filmin şeridi kopuyor bir bakıma. İki arada bir derede kalmış bir çocuk hem annesiyle trene biniyor hemde onun elini yakalayamayıp babasıyla kalıyor. Farklı iki zaman diliminde farklı bir yaşam yaşıyor artık Nemo. Babasıyla kaldığında önce Elise'e aşık oluyor ve ondan çocukları oluyor. Kadın başkasını sevdiği için ızdırap gibi bir hayat yaşıyor Nemo. Annesiyle gittiğinde ise Anna'ya aşık oluyor.
Bu kız ise annesinin babasını aldatıp görüştüğü kişinin kızıdır. Anna ile Nemo'nun ilişkiye girdiğini öğrenen anne babaları ayrılma kararı alıyorlar ve ikili bir daha birbirini göremiyor. Her yaşamında bir şekilde bir kaza sonucu başına kötü şeyler geliyor Nemo'nun. Elise'le yaşamının başarısız olduğunu görünce geriye dönüp bu sefer Jean ile birlikte oluyor ve üçüncü bir yaşamını görüyoruz. Bu arada unutmadan Jean çekik gözlü :)
Elise'in resmini koymuyorum çünkü çok tipsiz bir kız :) Onun sümüklü halleri yüzünden filmden 1 puan kırdım zaten. Bütün bu yaşamları unutmadığı için zaman zaman bocalıyor Nemo. Kiminle yaşadığını unutup diğer eşinin adını sayıklıyor. Hikayenin bu kısımlarını hastaneye gizlice sızmış bir gazeteciye anlatıyor Nemo.
Bu arada bu filmi izlemeden önce şu gif'i görmüş baya gülmüştüm. Burada çocuğun intihar etmeye çalıştığını düşünmüştüm çünkü. Aslında Anna ve babasının aracının gitmesini engellemek için önlerine atladığını sanıyor :)
---Buradan Sonrası Spoiler---
Nemo ile Anna'nın kavuşamadığını söylemiştim daha önce ama öyle değil. Sonunda yıllar sonra birbirlerini buluyorlar.
Bu birliktelik yine çok uzun sürmüyor ama. Bunun nedeni iki ay önce işsiz bir Brezilyalı yumurta kaynatmış... hararet odada mikro-iklim yaratmış ve sıcaklığı azıcık değiştirmiş. Böylece dünyanın diğer tarafına iki ay sonra yağmur yağmış. O damlalardan biri de Nemo'nun elindeki kağıda damlar. O kağıtta Anna'nın telefon numarası yazılıdır ve dolma kalemle yazılmıştır. Numara belli olmadığı için Nemo Anna'yı arayamaz. Söz verdikleri yere gidip günlerce onu bekler.
Daha bitmedi uzay yaşamı da var. Klonlanmış insanlar ve orada karşılaşan Anna ve Nemo.
Bu kadar kafa karışıklığı yeter değil mi :) Kelebek Etkisi filmini izleyenler konuya hemen vakıf olacaktır. Aslında Nemo bu sayede değişik zaman dilimlerinde hayatlar yaşamaktadır. Zaman göreceli bir kavramdır. Filmde bu da anlatılıyor. Bazı sitelerde gördüm hiç bir şey anlatmayan film demişler. Güldüm kafaları basmamış zavallıların :) 117 yaşındaki Nemo'nun geçmişteki genç Nemo'ya mesajı ise Cyborg Girl filmindekine çok benzerdi. Şu anda yaşadıkları 2092 yılıda onun kurguladığı bir yaşam aslında. Gazeteciye anlatırken bütün her şeyi bir anda yok edip denizi ve kumu göstermesinden anlıyoruz. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Oyunculuklar, senaryo, efektler, müzikler her şeyiyle çok iyi.